GEBELİK (HAMİLELİKTE) BESLENME

 Canlıların temel gereksinimlerinden biri olan beslenme, yaşamın her döneminde ayrı bir özellik ve önem taşır. Gebelik döneminin sağlıklı geçmesi, fetüsün sağlıklı gelişimi ve sorunsuz doğumun gerçekleşmesinde gerekli en önemli koşullardan biri annenin iyi beslenmesidir. Yeterli ve dengeli bir beslenme programı ile anne, bir yandan kendi sağlığını korurken diğer yandan doğacak bebeğin normal büyüme ve gelişmesini, doğumdan sonra bebeğini besleyeceği sütün verimli ve besleyici olmasını sağlar.

 
GENEL ÖNERİLER
 
Gebelikte(hamilelik) önerilen beslenme, gereksinim duyulan enerji ve besin öğelerini karşılayacak tür ve miktarda besin alınımıdır.
 
Anne adayının ve bebeğin gereksinimini karşılamak için gebeliğin 7. ayından itibaren annenin diyetine demir preparatlarının eklenmesi yarar sağlar.
Gebelikte öğün sayısının yeterli ve öğün aralıklarının düzenli olması gerekmektedir. Günlük öğün sayısı en az 5 öğün şeklinde planlanmalıdır 
 
. Burada amaç midenin aşırı dolgunluğunun neden olabileceği rahatsızlığı önlemektir, gebelikte sık karşılaşılan yemek sonrasında oluşabilecek bulantı hissini engellemektir.
 
Sıvı gereksiniminin karşılanması gebelik sürecinde özel bir önem taşır. Yaşamsal önemi olan su, gebelikte istenmeyen kabızlık durumunun önlenmesi açısından büyük yarar sağlar.  Anne adaylarının sıvı gereksinimini karşılamak için günde en az 2.5lt su içmesi gerekmektedir. Yeterli sıvı alınımın izlenmesinde en güvenli yol idrar çıkışının takibi ve idrar renginin açık sarı olmasıdır, idrar renginin koyulaşması sıvı alımında yetersizliğin olduğuna işarettir. Sıvı alımının öğünler arasında olması şişkinliğin önlenmesinde yarar sağlar.  
 
Gebelik sürecinde günde bir fincan kahvenin olumsuz etki yapmamasına karşın fazla miktarda tüketimi ile içeriğinde bulunan kafeinin merkezi sinir sistemini uyararak uykusuzluk , huzursuzluk, çarpıntı gibi şikayetlere neden olabildiği ve dolaşım sistemini de olumsuz etkilediği bilinmektedir . Keza gebelikte aşırı ve koyu çay tüketimi çayın içerdiği kafein ile bu olumsuz etkilerin görülmesine neden olmaktadır. Aynı zamanda çayın yapısında bulunan teofilin, diyetteki besinlerle alınan demirin emilimini engellemekte ve gebelikte sık rastlanan anemi ( kansızlık ) sorununun ortaya çıkmasında etkili olmaktadır. Bu nedenle gebelikte çay içimi  günde 2 fincanla sınırlandırılmalı, içilecek çay açık limonlu olmalı ve yemekten en az 45-50 dak. sonra içilmelidir.
 
Gebelikte kabızlık kesinlikle arzu edilmeyen bir sağlık sorunudur, kabızlığın önlenmesinde  diyetteki posa oranı çok önemlidir. Diyet posası barsak fonksiyonlarını düzenleyerek yaptığı olumlu etki yanında vücuda alınan toksik öğelerin vücuttan atımına da yardımcıdır. Gebelikte diyetteki posa oranının yeterli olmasına özen gösterilmelidir.
 
Toksik özelliği olan alkollü içkiler, doğacak bebeğin gelişiminde kusurlara, zor doğumlara, erken doğumlara ve ölü doğumlara neden olabileceğinden anne adaylarının kesinlikle kullanmaması gereken bir maddedir .  Keza anne ve bebeğin sağlığına zararlı etkileri bilindiğinden bilinçli bir anne adayı sigaradan ve sigara içilen yerlerden tümüyle uzak durmalıdır.
 
GEBELİKTE BESLENME İLE İLGİLİ SIK GÖRÜLEN SAĞLIK SORUNLARI
 
Erken gebelik bulantı ve kusmaları: Gebeliğin ilk aylarında bulantı ve kusma sık görülen, anneye sıkıntı veren ve genellikle 3. aydan sonra kaybolan gebeliğe özgü durumdur. Ortaya çıkmasında annenin uzun süre aç kalması, farklı bir kokunun olması (sigara, puro, yemek kokusu v.b.), bulantı ve kusma muhtemelen gebelik sürecinde bazı hormonların salgılanmasındaki farklılığa veya anne adayının bu hormonlara karşı fizyolojik duyarlılığına bağlı olarak ortaya çıkar.
 
Mide yanması: Gebeliğin sonlarına doğru sık rastlanan bir sorundur, doğuma hazırlık açısından son aylarda tüm düz kaslarda görülen fizyolojik gevşeme mide ile yemek borusu arasında sıkıca kapalı duran ve mide muhtevasındaki sıvı ve katı maddelerin yemek borusuna kaçışını engelleyen kapağın (sfinkterin) gevşemesi sonucu ortaya çıkar. Büyüyen uterusun (rahim) mideye baskı yapması, özellikle toklukta mide asidinin gevşeyen kapaktan yemek borusuna kaçması ve bu bölgeyi tahriş etmesi sonucu görülen mide yanmalarının önlenmesinde; midede asit yapımını artıran baharatlı besinler, et suyu, tavuk suyu, kızartma ve gaz yapıcı yiyeceklerden uzak durulması, az miktarda besin içeren sık öğünler halinde düzenlemiş diyetler yarar sağlar .
 
Kabızlık ( Konstipasyon ): Gebelikte fizyolojik olarak son aylarda ortaya çıkan düz kasların gevşemesi ve aneminin önlenmesi amacıyla eklenen demir preparatlarının yan etkisi olarak kabızlık sık karşılaşılan bir sorundur. Büyüyen  uterusun barsaklara bası yapması sıkıntıyı arttırır. Diyetin taze sebze, meyve, kepekli tahıl ürünleri, kuru meyve gibi besinlerle posa içeriğini zenginleştirmek,  sıvı alınımını artırmak, düzenli ve yorucu olmayan egzersiz programlarının uygulanması sorunun çözümünde yardımcıdır. 
 
 
Gebelik öncesi dönemdeki vücut ağırlığınızın değerlendirilmesinde pratik olarak aşağıda sunulan formül kullanılabilir:
Beden Kütle İndeksi = Gebelik Öncesi Vücut Ağırlığı /Boy Uzunluğunun Metre Cinsinden Karesi 
Çıkan Sonuç: 20-26 arası NORMAL
                         20’den az   ZAYIF
                         26’dan fazla ŞİŞMAN     olarak değerlendirilir.
 
Şişman kadınlar ( gebelikte 11 kg’dan az ağırlık kazansalar bile ) normal ağırlıkta bebek doğururken, gebelik öncesi anne zayıfsa bebek düşük doğum ağırlıklı ( LBW) doğma riskine sahiptir. Kadının gebelik öncesi beslenme durumu önemli olup, mutlak suretle dikkate alınmalıdır. Gebelik öncesi vücut ağırlığı mümkünse saptanıp standartlara göre değerlendirilmelidir. 
 
Gebelik öncesi zayıf olan kişilerde LBW bebek doğum oranı ve preeklamsi riski yüksektir. Bu yüzden hamilelikte diyete ek besin ekleyerek bu durum düzeltilebilmektedir. Gebelik öncesi şişman olan kişilerde ise hipertansiyon, diyabet, doğum güçlüğü gibi birçok komplikasyon oluşma riski artmaktadır.
 
Gebelikte ağırlık kazancının izlenmesi büyük önem taşımaktadır. Gebe kadın ilk 3 ayda her ay 1 kg, sonraki 6 ayda ise ortalama 1.5-2 kg ağırlık kazanmalıdır. Gebelik süresince toplam ağırlık artışı 9-14 kg olmalıdır. 7 kg’dan az ağırlık kazancı anne ve bebeğin sağlığını tehlikeye sokar. Gebelik öncesi anne şişmansa daha az kilo almalıdır. Anneye beslenmenin önemi sürekli anlatılmalıdır. Ayrıca ağırlık kazancı az olduğunda anne sütünün veriminin düşeceği de vurgulanmalıdır.
 
Hamile kadınlar için hamilelik öncesi ve hamilelik süresince beden kütle indekslerine göre önerilen kilo artışları yapılan araştırmalara göre aşağıdaki gibidir.
BKI                                                                           ÖNERİLEN KİLO ARTIŞI
Düşük BKI<19.8                                                                   12.5 -  18
 Normal BKI 19.8-26.0                                                   11.5 - 16
Yüksek BKI>26-29                                                             7  - 11.5



İletişim Formu
Özel NUTRA SYSTEM Polikliniği Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlı olarak faaliyet göstermektedir.
NUTRA SYSTEM POLİKLİNİĞİ - ALSANCAK : Ali Çetinkaya Bulv. No:9 Kat 1 Alsancak / İZMİR Tel : 0.232.463 3163 E-Posta : alsancak@nutrasystem.com.tr
NUTRA SYSTEM POLİKLİNİĞİ - KARŞIYAKA : Cengiz Topel C. 10/1 Bostanlı / İZMİR Tel : 0.232.330 2000 E-Posta : karsiyaka@nutrasystem.com.tr
NUTRA SYSTEM GÜZELLİK SALONU - BALÇOVA : Mithat Paşa Caddesi No:223/B Balçova / İZMİR Tel :0.232.277 00 50 E-Posta : balcova@nutrasystem.com.tr
Yasal Uyarı